
Rakamlarla boğuşmaktansa,kelimeler aleminde dolaşmayı yeğlerim!
Bir önceki bölümde Siyah Zambak hanımında ifade ettiği üzere,şaşkın bir vaziyette diziyi izlerken içimden "yok yahu artık Abdülhey de ölünce bu dizi izlenmez ki vs. "derken,bir başka Kurtlar Vadisi fanatiği olan hanım oradan "Abdulhey ölmedi görürsün"demez mi?İçimden "yok daha neler"dedim.Gel görelim dün akşamki bölümde,Polat'ın Abdül'ü kurtarma planını(!) ağzım açık izleyince farkına varmadan "oha"demişim.Her bölümünü, işlediği konular ve oyuncuların rollerinin hakkını vermelerinden olsa gerek ayrı bir heyecan ve soluksuz izlerken;Mematinin "Abdülhey" nidasıyla aslında bunun bir oyun olduğunun ancak farkına varabildik!Bakalım bu oyunun sonu nereye varacak?



O adama üzülüyorum.Çok ezilip bükülmüştü.İçerisinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi şimdi daha iyi anlıyorum.O iki taraf arasında ezildi,daha doğrusu kendini ezdirdi.Belki buna gerek kalmayabilirdi.En son hüngür hüngür ağlamıştı koskoca adam.Beni ancak dağlar paklar,dağlarda kendime gelebilirim,vicdanımın sesini dinleyebilirim diyordu.Şimdi dağlardamı bilmiyorum ama vicdanının sesi onu için için bitiriyordur buna eminim...


Milli takımımız ilk maçında futbolseverleri büyük bir hayal kırıklığına uğrattı.Takımımız malesef silik,kişiliksiz bir futbol ortaya koydu.Oyuncularımızın hepsi vasatın altındaydı.Buna karşılık rakibimiz ise son derece organize ve ataktı .Adamlar resmen gol atıncaya kadar bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynadılar.Evire çevire malesef milli takımımızı perişan ettiler.