Perşembe, Mart 09, 2006

BİR HATIRA...


Geçenlerde cem arkadaşımızın bloğunda başörtüsü ile ilgili yorumları okurken bir hatıra aklıma geldi,sizlerle de paylaşmak istedim..
1985-86 yıllarıydı.Yakın bir ablamız başörtüsü yüzünden okuluna devam etmekle,etmemek arasında ikilemde kalmıştı.Çünkü okula devam etmesi için,başını açması gerekiyordu.Üstelik İmam Hatip Lisesindeydi bu yasak!Hani mantar gibi çoğaldığı söylenen,denetimlerin olmadığı iddia edilen imam hatipler(!)
Ablamız uzun süren bir ikilem yaşadı..Bir tarafta eğitimi,geleceği,diğer tarafta Allah'ın emri olan başörtüsü.Kendisi ikinci şıkkı tercih etti,içi kan ağlayarak!Ama pes etmedi,hiçbir destek almadan ev de kardeşleriyle birlikte sanki okula devam ediyormuşçasına ders çalışmaya devam etti.İmam Hatip Lisesini dışarıdan sınavlara girerek başarıyla bitirdi.
1989 yılında Üniversite sınavlarına girdi.O zamanlar bu kadar sıkı değildi yine de..Tıp Fakültesini arzuluyordu..Ama İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünü kazandı.Büyük bir sevinçle Babası ve kardeşiyle İstanbul da kaydını yaptırdı.Başı kapalı bir grup arkadaşıyla üniversiteye yakın bir yerde ev de kalmaya başladı.Huzurlu ve sevinçliydi..
Ama bir gün..Okula şu anda hatırlamadığım bir nedenden dolayı geç kalmıştı.Erkek kardeşi de yanındaydı,ablasını okula bıraktı,başı kapalı ablamız kapıyı tıkırdattı ve içeri süzüldü.Anfi doluydu..Öğretim görevlisi döndü,alaylı bir bakışla ve müstehzi bir ifadeyle başladı bu Anadolu'nun bağrından kopup gelen bacımızla dalga geçmeye,eşarbıyla alay etmeye.Salon da gülüşmeler başlamıştı.Ablamız böyle bir tepkiyle karşılaşacağını tahmin etmemişti ki dona kalmıştı..Kapının hemen yanıbaşında bekleyen erkek kardeşi bir tuhaflık olduğunu sezip içeri girdiğinde o da gördüğü manzara ve duyduğu sözler karşısında şok olmuştu.Ama o da siyasallıydı.Oradaki duruma sözlü olarak müdahele etti ve yapılanın yanlış olduğunu bir ilim yuvasında bunların yakışık almadığını izah etti.İşin daha da acı olan tarafı bunu yapan öğretim görevlisinin bir bayan olmasıydı!!
Neyse..uzatmayalım daha fazla..Ablamız bu şartlar altında okuluna sırf başörtüsü yasağından dolayı devam edemedi.Ve..bir gün..Telefon çaldı..Ahizeyi kaldıran baba biricik kızının okula devam edemediğinden dolayı psikolojik rahatsızlığa düştüğünü öğrendi.Telaşla İstanbula koştu.Eşyasını toplayıp kızını eve getirdi.Bir süre psikolojik tedavi gördü..Daha sonra evlendi.Şu an iki tane nurtopu gibi çocukları var..Biri erkek,diğeri kız..Ama hastalığı sık sık tekerrür eden bir rahatsızlıkmış..Rahatsızlığı her tekerrür ettiğin de üniversite,başörtüsü,okumak..sayıklayıp duruyor bilinçsizce..
Şimdi sizlere soruyorum ey yasakçılar!Bu kızımız bölücümü?Bu kızımız bu ülkeyi yıkacak mı?Tek gayesi öğrenmek ve okumak olan bu ablamızın günahı başının kapalı olmasımıydı?
İkna odaları kurup bu masum kızlarımızın psikolojilerini allak bullak edenler!Okulların kapısına güvenlik koyupta bu bacılarımızı içeri almayanlar!Hak ve hukuktan nasibini almamış,demokrasi,medeniyyet deyipte demokrasi ve medeniyyetden nasiplerini almayanlar!Ey niyet okuyucular!Sizleri rabbime havale ediyorum.Allah sizleri ıslah etsin..
Şair "haksızlığa karşı haykırmayan bir millet öksüz bir çocuğa benzer"diyor.Doğruları,gerçekleri,Haksızlıkları haykırmaya devam edeceğim..Hoşçakalın..

5 yorum:

mustafa dedi ki...

Emircan kardeşim, ben bu sorunu iki yönlü görüyorum.
birincisi; iktidarını kaybetme korkusu duyan bir gurubun yapacağı ilk iş, muhatap kabul ettiği toplumun zayıflarını ezmeye çalışır. laiklik adına başörtülülerin uğradığı haksızlık bu cinstendir.
ikincisi; başörtü mağduriyetini kendi özel statulerini yükseltmek için kullanan ve palazlanan kişi ve kuruluşların (grupların), şimdilerde ellerinden birşey gelmiyormuş gibi davranıp, bu kızlara duyulan acıma duygusudur.. evet eğer acımaya başlamışsak bil ki biz hiç bir şey yapmayacağız..şimdi toplumda bir acıma duygusu var ve bu acıma duygusu asıl bu işi sürüncemede bırakan etkendir...
bu konuyla ilgili geçmiş zamanlarda bir başörtüsü mağdurunun bir sözü var. diyor ki:
"Allah'tan ve kendimden başka kimseye güvenmeyeceğimi öğrendim."

saygılar...

Adsız dedi ki...

öncelikle ablamıza allahtan şifa diliyorum.

ikinci olarak da mustafa beye elden ne gelir, onu sormak istiyorum? şu an için globalleşmiş bir sorun haline gelmiş olan başörtüsünü meclisin çıkartmaya yelteneceği bir kanun mu halledecek?

mustafa dedi ki...

bu sorun çözülmez... çünkü çözüm gemisini kaçırdık... korkumuz genlerimize işlemiş..bunu bilen laik kesim de her geçen gün, kendi alanını genişletiyor..
başörtülülere alanı daraltıyor.

eğer başarılırsa,(ki çok hantal ve ürkek) tek çözüm sivil insiyatif..

Mislina dedi ki...

Galiba başörtüsünü yasaklayanlara buğz etmekten başka söylenecek söz kalmamış.Bütün kalbimle ve içtenlikle ahirette cennetin yüzünü göremesinler inşallah...

emircan dedi ki...

Allah için sevmek,Allah için buğzetmek..Ama Peygamberimiz Taifden dönerken o kadar eziyete maruz kalmasına ve kendisine iki dağı birbirine çarpıp onları helak edelim mi?denilmesine rağmen onlar bilmiyorlar rabbim onları hidayete erdir buyurmuşlardır..